• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
2981 SAYILI KANUNUN (İMAR AFFI – TAPU TAHSİS) TEMEL AMACI NEDİR?

2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkındaki Kanun imar mevzuatına aykırı yapılar ile gecekonduları kapsamaktadır. Yasanın tespit ve değerlendirme işlemleri başlıklı 8. maddesinde tespit kapsamına, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel betonları dökülmüş olmak kaydı ile Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idare etmekte olduğu arsa veya arazilerdeki inşaatına Kanunun 14. maddesinin (f) fıkrasındaki tarihlerden önce başlanmış mesken, kısmen işyeri ve konut olarak kullanılan veya evvelce konut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular ile imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı tüm yapıların dâhil olduğu hükme bağlanmıştır. 

Aynı Yasanın 10. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre, Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği; tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği; aynı Yasanın 13. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinde; Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği; gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinden başka bir arsa veya hisse verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında da, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planı içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği hükme bağlanmış; 14. maddesinde ise bu kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 

2981 sayılı Yasanın yukarıda anılan hükümleri ile dar gelirli vatandaşların konut sahibi olabilmelerinin sağlanması amaçlanmaktadır. 2981 sayılı Yasanın gerekçesinde, Yasanın amacı, ekonomik ve sosyal nedenlerle birer çekim merkezi haline gelen kentlere akın eden vatandaşların mutlak olan barınak ihtiyaçlarının giderilmesi, imar mevzuatı ve planlara uygun hale getirilebilecek yapıların belli şartlarda hukukileştirilmesi olarak belirtilmiştir. Yasa, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetini gidererek bu durumda olanlara aileleriyle birlikte barınma olanağı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amacıyla ya da kısmen barınma kısmen işyeri olarak kullanılan kaçak yapıları meşrulaştırmıştır. Bu meşrulaştırma sırasında yasaya özgü olan ve tapuya esas teşkil ederek hak sahipliğini belirleyecek olan tapu tahsis belgesi verilmekte ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmektedir. 

Yukarıda anılan Yasa hükümleri uyarınca, hak sahibi olduğu saptanan gecekondu sahiplerine tapu tahsis belgeleri esas alınarak tapularının verilmesi, bu Yasa hükümlerinin uygulandığı alanlarda belirli koşullarla yapılması öngörülen ve özel olarak düzenlenen ıslah imar planlarının yapılıp onaylanması ve bu plan uyarınca imar parsellerinin oluşturulması koşullarına bağlanmış olduğundan, hak sahiplerine ancak ıslah imar planı yapılmış olan yerlerden tapu verilmesi mümkündür. Diğer bir ifadeyle, gecekondunun imar affı başvurusundan önce imar planı yapılmış ve bu plan koşullarının geçerli olduğu bir taşınmaz üzerinde bulunması halinde, bu gecekondunun 2981 sayılı Yasa uyarınca bulunduğu yerde korunması ve hak sahibine bu yerden tapu verilmesi yasal olarak mümkün olmadığından, hak sahibi sıfatını taşıyanlara gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre tahsis yapılması gerekmektedir. 

2981 sayılı Yasanın “uygulamaların örnek teşkil etmemesi” başlıklı 20. maddesinde “Bu kanunda yer alan ruhsat ve kullanma izni hakkındaki işlemler bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır. Bu işlemler, bundan sonraki uygulamalara örnek teşkil etmez. Bu kanuna göre ruhsat ve kullanma izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları halinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri ile gecekondular için ıslah imar planlarını geliştiren imar planları uygulanır.

Ancak, zorunlu hallerde ve süratle gecekondulaşma ve kaçak yapılaşma istidadı gösteren alanlarda belediye ve valiliklerin yaptıracakları ıslah imar planı niteliğinde o bölgedeki yapılaşmanın şekil ve şartlarını gösteren planlara göre uygulama yapılabilir. Bu durumu tespite belediye veya valilikler yetkilidir. Böyle zorunlu hallerde ve uygulama yapma zarureti olan bölgelerde yapılacak planlarda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun imar planı yapma şartları ve standartları aranmaz. Ancak, buralarda yapılacak binaların irtifaı azami H=12.50 m. olacaktır.” kuralı yer almaktadır. 

Bu maddede yer alan düzenleme uyarınca, gecekondunun bulunduğu yerin yürürlükteki imar planında 12.50 metreyi aşan yükseklikte inşaat yapılmasına müsait bir kullanıma ayrılmış olması hak sahipliğine engel teşkil etmez. Ancak, 2981 sayılı Yasanın amacı dikkate alındığında, dar gelirli olup, kendisine konut edinmek üzere gecekondu yapmış olanlara imar planında 2981 sayılı Yasanın 20. maddesinde öngörülen yüksekliği aşan yapılaşma koşullarını taşıyan bir taşınmazın verilmesinin yoksulluk nedeniyle “bir konut” edinmeleri amacıyla yapılmış sosyal bir yardım olmadığı, bu kişilerin çok katlı bir bina sahibi olmasına izin verecek biçimde tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesinin haksız zenginleşmeye yol açacağı da kuşkusuzdur. Belirtilen Yasa hükümleri gereğince, 2981 sayılı Yasanın 3, 13. ve 14. maddeleri uyarınca değerlendirilen ve hak sahibi olma niteliklerini taşıdığı belirlenen kişilere, gecekondunun bulunduğu yerin yürürlükteki imar planında 12.50 metreyi aşan bir kullanıma ayrılmış olması halinde, gecekondunun bulunduğu yerden değil, gecekondu önleme veya ıslah bölgelerinden veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinden müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre tahsis yapılması mümkün olacaktır.

2981 sayılı yasaya göre Tapu Tahsis Belgesi verilecek kişilerin konut gereksinimini karşılamak amacıyla inşaat yapmış olmaları gerekmekte olup, konut dışındaki amaçlara yönelik olarak Hazine, Belediye, İl Özel İdaresi veya Vakıflara ait taşınmazlar üzerine yapılmış münferit işyerleri için anılan yasa uyarınca Tapu Tahsis Belgesi verilmesi söz konusu değildir. 

2981 sayılı yasa gerekçesinde, Yasanın amacı, ekonomik ve sosyal nedenlerle birer çekim merkezi haline gelen kentlere akın eden vatandaşların mutlak olan barınak ihtiyaçlarının giderilmesi, imar mevzuatı ve planlara uygun hale getirilebilecek yapıların belli şartlarda hukukileştirilmesi olarak belirtilmiştir. Yasa, en temel ihtiyaçlardan biri olan barınma ihtiyacını dahi karşılayamayacak durumdaki dar gelirli vatandaşların mağduriyetini gidererek bu durumda olanlara aileleriyle birlikte barınma olanağı sağlamak için hazine, belediye, il özel idaresi ve vakıf arazisi üzerine yapılan, barınma amacıyla ya da kısmen barınma kısmen işyeri olarak kullanılan kaçak yapıları meşrulaştırmıştır.

Bu meşrulaştırma sırasında yasaya özgü olan ve tapuya esas teşkil ederek hak sahipliğini belirleyecek olan tapu tahsis belgesi verilmekte ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmektedir.

Bu belge, Medeni Kanun’da tanımlanan tasarruf belgelerinden farklıdır. Mülkiyeti değil hak sahipliğini belirlediğinden ve tapuya dönüşünceye kadar işlevi, içinde oturan dar gelirli ailenin barınma ihtiyacını karşılamak olduğundan bu şekilde tasarruf edilen bir gecekondunun yıkılması ya da yıkılarak yeniden yapılması tahsisin iptali sonucunu doğurur ve tapu verilemez. Dolayısıyla tapu tahsis belgesi ile hak sahibi kabul edilenlerin tasarruf hakları yasanın belirlediği amaçlar çerçevesinde kısıtlanmıştır.

3290 sayılı yasa ile bu kapsam kısmen işyeri kısmen konut olarak kullanılan veya evvelce konut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular lehine genişletilmiştir. 

2981/3290 sayılı yasa düzenlemeleriyle Hazine, Belediye, il Özel İdaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idare ettiği arsa veya arazilerin üzerine taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmayan kişilerin yapılanmaları ve gerek taşınmazın niteliği ve içinde bulunduğu konum ve gerekse hak sahibi olma bakımından yasanın öngördüğü koşulların gerçekleşmesi halinde kamu kuruluşunun ilerde imar ve ıslah planları veya kadastro planları belirlenecek alanlarda planlar gerçekleştikten sonra tapuya dönüştürülmek üzere yapı sahiplerine tapu tahsis belgesi vermeleri öngörülmüş, planların önceden yapılmış olduğu hallerde ise, tapu tahsis belgesi yerine doğrudan tapu verilmesine de olanak tanınmıştır. 

Hemen belirtilmelidir ki, üzerinde yapılaşma bulunan ve yasa hükümleri gereğince hakkında özel mülkiyet kurulabilecek ve kişilere devri mümkün olan maliki Hazine, İl Özel İdaresi olan ve İdaresi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazlarda imar ıslah veya kadastro planı henüz yapılmamışsa, bu kamu kuruluşlarınca hak sahibine tapu tahsis belgesi verilecek imar ve ıslah planı veya kadastro planının yapılması ve sahibine kişisel hak sağlayan tapu tahsis belgesinin tapuya tahvil edilmesi bakımından taşınmazın sicil kaydı somut olayda gözlemlendiği üzere Belediyeye devredilecektir. Öyleyse, taşınmazın belediyeye devrinin hukuki sebebi yasal düzenlemelerin öngördüğü usulü işlemleri gerçekleştirmekle sınırlı bulunmaktadır. 

Bir başka ifade ile devirdeki amacın gerçek ve maddi anlamda mülkiyetin Belediyeye devri olmayıp görevi ve yetkisi gereği bir takım usulü işlemleri gerçekleştirmek için olduğu tartışmasızdır. Esasen 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasada da benzer hükümlere yer verilmiş olup taşınmazın sicil kaydının devrinin gerçek ve yasal sebebinin Belediyenin fonksiyonu gereği yasada yer alan belirli amaçların gerçekleştirilmesi için aracı kılınmaktan başka bir şey olmadığı açıktır.

 


  
12957 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret81613
AlışSatış
Dolar6.09816.1225
Euro6.58766.6140