• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Üyelik Girişi
TAPU TAHSİS BELGESİNİ KİMLER ALABİLİR?

2981/3290/3366 sayılı Kanun'un hak sahipliğine ilişkin 13. maddesine göre; bu Kanun gereğince arsa tahsis edilecek kimselerin; kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerekir. 

Gecekondu sahibinin hak sahibi olabilmesi için, kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan içinde tapu tahsis belgesinin düzenlendiği tarihten önce ev yapmaya elverişli bir arsasının veya konut olarak kullanılabilecek bir yapısının bulunmaması yeterli ve gerekli sayılmıştır. 

08.03.1984 günlü, 18335 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2981 sayılı Yasanın 10. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre, Hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin hak sahibine tahsis edileceği ve tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verileceği; tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil edeceği, aynı maddenin (b) fıkrasının son bendinde ise, hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapularının resen iptal edileceği, 2981 sayılı Yasanın 13. maddesinin (a) bendinde, bu kanun gereğince arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin reşit olmayan çocuğunun ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerektiği, (b) bendinde ise, Hazine, belediye, İl Özel İdarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazide dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği, gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verileceği, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği öngörülmüştür. 

Belirtilen bu hükümlere göre 2981 sayılı Yasanın, amacının dar gelirli ve konut sahibi olmayan kimseleri, bir defaya mahsus olmak üzere konut edindirme ve ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıları ruhsata bağlama olduğu ayrıca, arsa tahsis edilecek kimselerin anılan Yasa uyarınca hak sahibi olmaları zorunlu olduğu gibi, taşınmazı satın aldıkları kişilerin de hak sahibi niteliğini taşımaları gerektiği açıktır. 

Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı yasanın 1. maddesi hükmüne göre kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir. 

Görülüyor ki; kanun imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki yapı maliklerini hedeflemiştir. Başka bir anlatımla, kanunda yazılanlar dışındaki kişilerin İmar Affı Kanunu’na dayanarak istemde bulunma olanakları yoktur. Ne var ki, 3290 sayılı Kanun İle bazı maddeleri değiştirilen ve bazı maddeler eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesi, kanun kapsamında kalan kişilere yapılan tahsisin bunlar tarafından üçüncü kişilere temlikine imkân tanımıştır. Ancak bu gibi durumlarda da tahsis sahiplerinden devralan kişilerin 2981 sayılı Kanundan yararlanıp yararlanamayacağı hususunun araştırılması gerekir. 

2981 sayılı Kanunun 13/a hükmüne göre, arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması zorunludur. 

Hak sahipliği için önemli olan tarih; af müracaat tarihidir. Af müracaatından sonraki tarihte başka gayrimenkul edinilmiş olması hak sahipliğine engel olamaz, asıl olan af müracaatı tarihidir.

 


  
2566 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret81611
AlışSatış
Dolar6.09816.1225
Euro6.58766.6140